Ekin Türkmen: Evlilikteki Mutsuzluklar İnancımı Zayıflattı
Ekin Türkmen, evlilikteki mutsuzlukların inancını nasıl zayıflattığını anlatıyor. Kişisel deneyimlerini ve duygusal zorluklarını paylaşarak, bu konudaki derin düşüncelerini okuyucularla buluşturuyor.
HABER MERKEZİ
‘Keloğlan Kara Prens’e Karşı’, ‘Ekmek Teknesi’, ‘Acı Hayat’, ‘Menekşe ile Halil’, ‘Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi’ gibi önemli yapımlarda yer alan 40 yaşındaki başarılı oyuncu Ekin Türkmen, önceki akşam katıldığı bir davette basın mensuplarıyla bir araya geldi. Davette yaptığı açıklamalarla dikkat çeken Türkmen, evlilik konusundaki düşüncelerini de samimiyetle paylaştı.
”İNANCIM KALMADI”
Ekin Türkmen, evlilikle ilgili gelen sorulara yanıt verirken; ”Evliliğe karşı olumsuz bir tutumum yok. Ancak açıkçası, inancım kalmadı. Eş olan arkadaşlarıma baktığımda, çoğunun oldukça mutsuz olduğunu görüyorum. Özellikle erkek arkadaşlarım, sanki bir kafeste hapsolmuş gibi hissediyorlar. Çevremde böyle durumları görünce, benim de evliliğe dair inancım zayıflıyor. Herkes mutlaka bir yol arkadaşı veya sevgili ister.” şeklinde konuştu.
”KEYİFLİ DEĞİLLER”
Konuşmasını sürdüren Türkmen, ”Gözlemlerime göre, evli olan 10 erkekten 8’i maalesef mutlu değil. Bu durum, sanki yaşamlarının sona erdiği ve kendilerini bırakmışlar gibi bir izlenim yaratıyor. Evliliğin ilk zamanlarındaki heyecan ve keyif yok artık. Bu durum, çiftler arasında bir yansıma yaratıyor ve evliliklerin çatırdamasına neden oluyor.” ifadelerini kullandı.
”KORKUM VAR”
Öte yandan, Ekin Türkmen, önceki aylarda verdiği bir röportajda evlilikle ilgili hissettiklerini şu sözlerle dile getirmişti: ”Evlilik, benim için yeni bir karar değil. Uzun zamandır evliliğe karşı bir korkum var. Bu, sektörel bir mesele olarak görüyorum. Bizim sektörümüzdeki evliliklerin çoğu maalesef uzun ömürlü olmuyor. Belki de bu durum bende bir fobi oluşturdu, kim bilir. Evliliğe olan inancım giderek azalıyor. Neden olduğunu tam olarak bilemiyorum. Yoğun bir iş tempomuz var; sizler de görüyorsunuz ki, evlilikler bir şekilde sona eriyor. Anne babalarımızın dönemindeki evlilikler ile günümüz evlilikleri arasında büyük bir fark var. Uzun yıllar yalnız yaşamak, insanın sabrını da azaltıyor. Ama bununla ilgili bir direniş de yok.”